ALFABETİK DİZİN

İçerik
VİTRİN
KİTAP BİYOGRAFİ
Portre Anlatı
Günlük
Biyografi Dosya
Mektup
Kronoloji
Kim Kimdir
Anı-Hatırat
Otobiyografi
Biyografi Genel
Şecere
Biyografik Araştırma
Gezi-Seyahat
Biyografik Roman
Biyografik Şiir
FOTOĞRAF
Albüm
Görsel Kitap
Biyografik Fotoğraf
Şehir Fotoğraf
Tarihi Eser Fotoğraf
SAHAF KİTAP
DOSYA-İÇERİK
Mahmut Çetin Yazılar
Sondevir Yazıları
Sosyal Politikalar
Yarın Yazıları
Türk Yurdu Yazıları
Ufuk Ötesi Yazıları
KAYNAKÇA
Kaynak Tarama-Kupür
Bibliyografya
Armağan
ETKİNLİK
Mahmut Çetin Etkinlik
Mahmut Çetin Hakkında Yazılanlar
HARİTA
DVD-CD-VCD
Biyografi Film
Biyografi Belgesel
KİTAP GENEL
Türkçe Dil Öğretimi
Kaynak-Çeviri
Eser
KİTAP XML
Haberler
Biyografi Atölyesi Başlıyor Biyografi Atölyesi Başlıyor
İLİM ve FAZİLET VAKFI SEFER EKŞİ KÜLTÜR ve SANAT ÖDÜLLERİ İLİM ve FAZİLET VAKFI SEFER EKŞİ KÜLTÜR ve SANAT ÖDÜLLERİ
Genel Biyografi Kitapları Genel Biyografi Kitapları
Mahmut Çetin: Dersaadet Sözlüğü Türk İstanbulu anlatır Mahmut Çetin: Dersaadet Sözlüğü Türk İstanbulu anlatır
BİYOGRAFİMARKET KAYNAK TAKİP SİSTEMİ BİYOGRAFİMARKET KAYNAK TAKİP SİSTEMİ
Anket
Türk Dünyası`nın bütünleşmesini hedefleyen, `dil`de, fikir`de, iş`te birlik` düşüncesinin Kırımlı mimarı kimdir?
1.Sultan Galiyev
2.Fatih Kerimi
3.Cengiz Dağcı
4.Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu
5.Gaspıralı İsmail
Yazarlar

Ürünler / ETKİNLİK/ Mahmut Çetin Hakkında Yazılanlar
 

Aydın Yabancılaşması Üzerine Bir Tahlil Arayışı: Mahmut Çetin’in Aydın Yabancılaşması Kitabı

Aydın Yabancılaşması Üzerine Bir Tahlil Arayışı: Mahmut Çetin’in Aydın Yabancılaşması Kitabı
Resmi büyütmek için
Tıklayın
Konu : Mahmut Çetin
Piyasa Fiyatı : 1.00 TL
Fiyatı : 1.00 TL
Kdv Oranı : Kdv Dahil
Toplam : 1.00 TL
Kargo Ücreti : Kargo alıcıya aittir
Teslim Süresi :
Günde Gönderim Günde Gönderim
 
Ürün Bilgisi
 
Taksit Seçenekleri
 
Yorumlar
 
Tavsiye Et
 
Murat HACIFETTAHOĞLU
Türkiye’nin aydınlarıyla imtihanı bugüne mahsus bir problem değil. Kendini inkâr derecesine varan bir mutasyona uğrayan entelijansiyamız, vakarını ve şahsiyetini ayaklar altına alarak kendisini sömürgecilerin takdirini kazanma amacına adayalı bir asırdan fazla oluyor. Zihni sömürgeleşme, düşmanı memleketten kovup tecezzi kabul etmez bağımsızlık ve egemenliğimizi kazandığımız anlatımıyla saklanmaya çalışılmışsa damillet, toprağı muhafaza ederken ruhumuzu kaybettiğimiz hakikatini yaşadığı acı tecrübeler neticesinde idrak etti. Üst seçkinlerin kültürel, iktisadi ve siyasi iktidarlarını millet rağmına kullanmalarının sebepleri, bununla beraber kendi sosyal bağlamları ile tamamen zıt yönde değer ve anlam dünyalarının oluşum aşamaları ve bu zümrenin imtiyazlı konumlarının nereden geldiği gibi hususlar anlaşılmadan Türkiye’nin yakın tarihini ve batılılaşma macerasını anlamak mümkün değildir. Bizim için batılılaşma tarihimizin manası ise; şekil şemail mukallitliğinin ulaştığı kantitatif (kemmi) değerin kalitatif (keyfi) değişime sebep olması neticesinde ruhumuzun kaybedilmesidir. 
Aydın Yabancılaşması[1] kitabı son derece hayati, hayati olduğu kadar da çetin bir mesele olan batılılaşma maceramızın en temel dinamiğini teşkil eden aydın zümrenin yabancılaşma hikâyesini anlatıyor. Kitabın başlarında Osmanlı bürokrat sınıfının ortaya çıkışı ele alınıyor. Yöneten-yönetilen tefrikinin nasıl sınıf esaslı bir yaşayış-inanış ayrımına sebep olduğu tarihi izahlarla açıklanmaya çalışılmış. Burada daha sonra farklı bahislerde de karşımıza çıkacak olan Acem tesirinin önemli bir amil olarak belirleyici olduğu iddia ediliyor. “Raiyyet oğlu raiyyettir” gibi deyişler toplumdan kopuk bir yönetici zümrenin varlığına delil olarak gösteriliyor ve bu durumun Türk devlet felsefesinden bir sapma olduğu dile getiriliyor. Bu izahlara İbn-i Haldun’un dinamik toplumların şehirleşme ile asabiyelerini kaybederek yabancılaşmaya maruz kalacakları mealindeki görüşü eşlik ediyor. Bu bahiste medeniyet seviyesinin bir şekilde sefahat, ahlaki yozlaşma ve fıtratın bozulmasını zorunlu kıldığını ihsas edici bir tavır kendisini gösteriyor.
Buradaki izahların kendi içinde tutarlı ancak indirgemeci olduğunu söylemeliyim. Türk devlet anlayışında da sınıfların varlığına dair ak budun-kara budun ayrımını ve “beyin dini boyun dinidir” yaklaşımını gündeme getirebiliriz. Kaldı ki Osmanlı imparatorluk tecrübesi idari mekanizmaları itibariyle son derece ileri ve gelişmiş bir nitelik arz eder. Böyle bir devlet ve toplum yapısı içerisinde havas kültürünün teşekkül etmesi yabancılaşmaya değil tekâmüle işaret eder. Şehirde ve köyde İslam’ın yaşanış ve anlayış biçiminin değişeceğini inkâr etmek aklen muhaldir. Dün Gazali’den İbn-i Haldun’a kadar kabul edilen bu izah, günümüzde Bedri Gencer’in ‘İslam köyde adet üzerine, şehirde sünnet üzerine yaşanır’ tespitiyle ortaya konmuştur. Bu hususta Ziya Gökalp’ın ortaya attığı iddialar yani Anadolu kültürünün esas olduğu, saray kültürünün bozulma ve yabancılaşmayı temsil ettiği mealindeki anlayış, Erol Güngör tarafından tenkide tabi tutularak tashih edilmiştir.[2] Daha da mühimi, İbn-i Haldun’un tarihi hakikatlerle tetabuk eden devletlerin çöküşüne dair tezleri, Osmanlı dönemi âlim ve devlet adamlarınca ciddi şekilde tahkik edilerek buradan gerekli dersler çıkarılmış ve devletin ömrü adalet üzere bu sayede bu denli uzamıştır.[3]
Bu itirazlarımız, şehir kültürünün, rafine sanat anlayışı itibariyle insanı zevkçiliğe (hedonizm) sürükleyebileceği gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Kitap Lale devrini üst sınıfın hedonist eğilimlere duçar olduğu bir dönem olarak ele alıyor. Kendi gerçekliğinden kopuş, hazzın en nihai noktası peşinden sürükleniş, Osmanlı bürokrat-aydın sınıfını nefislerine hoş gelecek, şeriatı adeta hükümsüzleştiren bir İslam arayışına sürüklemiştir. Bu arayış, Bâtıni karakterli sufi tarikatların İslam toplumunda İslam dışı bir yaşayışı mümkün kılan tek seçenek olması dolayısıyla[4] Bektaşilik, Mevlevilik ve Melamilik postuna bürünerek sonuca ulaşmıştır. Özellikle yazar, Bâtıni karakterli tarikatların Anadolu’da siyasi muhalefet ve karşı ideoloji merkezi olarak uzun asırlar boyunca faaliyette bulunmalarının arkasındaki Fars tesirini ikna edici şekilde izah ediyor. Babai isyanlarından günümüze tutulan projeksiyon, hem İslam’ın içerisine batıl itikatların sokulmasında ve hem de bu inançtaki tarikatların teşekkül ve teşkilatlanmasında bahsi geçen Fars tesirinin anlaşılmasını sağlıyor.
Aydın yabancılaşmasının duraklarından ilki hedonizm, ikincisi ise heterodoksidir. Kitapta yukarıda kısaca temas ettiğimiz bu iki basamak hakkında doyurucu bilgiler veriliyor. Bâtıniliğin anlaşılması adına Gazali’nin Bâtıniliğin İç Yüzü adlı eserinden bir bölüm kitaba derc edilmiş. Batıniliğin genel yapısı ve taraftar kazanma metotlarını okurken gayrı ihtiyari aklınıza bugünün hadiseleri geliyor. Bu bölümden hareketle güncele intikal ettiğinizde, halen tasavvuf kisvesinde ortaya çıkan bir takım ekol ve anlayışların İslam’ın içten çökertilme projesinin bir parçası olduğunu açık bir şekilde anlıyorsunuz. Yazar tasavvuf meselesinde tarafını açıkça zühd ve takva esaslı Nakşibendilikten yana koyuyor ve batılılaşma karşısında Nakşiliğin bir savunma hattı oluşturduğunu dile getiriyor.
Burada, kitapta da dile getirilen bir meseleye dikkat çekmeliyiz. İslam’a karşı, İslami ölçülerin yaşanan hayatın yönünü, şeklini tayin ettiği bir zamanda mücadele etmenin yolu Kuran ve sünneti reddetmekten değil, İslam dairesinde gözükerek varmak istenilen amaç istikametinde Kuran ve sünneti çarpıtmaktan geçmektedir. İslam’ın dışında herhangi bir meşruiyet zemininin olmadığı bir vasatta dine karşı dinin mücadelesi gerçekleşmiştir. Yani İslami emir ve yasaklara, cemiyet nizamına muarız olanlar tarikatları mesken tutmuşlar ve faaliyetlerini bu mecralarda devam ettirmişlerdir. Bektaşilik, Mevlevilik tarikatlarının bozulmasının sebeplerinden bir tanesi de budur. Rahmetli Mahmut Esat Coşan Hoca’nın Hacı Bektaş Veli ve Hoca Ahmet Yesevi hazretleri hakkındaki yazılarına ve konuşmalarına bakmak dahi bu geleneğin sahihliğini anlamaya yetecektir. İslam’ın kutlu mesajını uzak beldelere taşıyan gönül sultanlarının yolu mateessüf istismar edilmiştir.
Balkanlarda ise Mevlevilik ve Bektaşilik üzerinden mason localarının İslam cemiyet nizamına karşı ciddi faaliyetleri, Osmanlı Devleti’nin içten çökertilmesinde önemli bir yere sahiptir. Kâbe-i Hürriyet denilen Selanik, batılı müktesebatın memlekete taşınmasında ve dengemizi, temel esaslarımızı tahrip eden siyasi ve sosyal akımların neşet etmesinde önemli bir merkezdir. Batılı emperyalistler buralardan çokça yerli iş birlikçiler bulabilmiş ve İslam medeniyetinin son temsilcisi Osmanlı’ya karşı mücadelelerinde yeni bir cephe açmışlardır. Jön Türk hareketi ve İttihatçılığın anlaşılmasında Balkan tecrübesinin işgal ettiği mevkii kitapta titiz şekilde inceleniyor.
Şimdi biraz akışı hızlandıralım ve aydın yabancılaşmasında pozitivizm aşamasına geçelim. Yabancı okullarda ve yurt dışında eğitim gören üst seçkinlerin çocukları, fikir hürriyetinin sağladığı rahatlık ile pozitivizm düşüncesiyle tanışmışlar ve batılı mürşitlerinin fikirlerini yaymaya başlamışlardır. Geleneğe karşı oluşan birleşik cephe bu aşamada toplumla doğrudan çatışmayı göze alan bir konumdadır. Zira devlet zayıflamış ve mağlubiyet ideolojisi yerlilerin başını öne eğmiştir. Bundan sonra İslam kendisine ancak “modernizmin içerinde İslam’ın yeri nerededir” tartışmasında yer bulabilecektir. Dernekler ve dergiler, fikri cevvaliyetin yoğun yaşandığı Osmanlı inhitat döneminde mebzul miktarda mevcuttur. Ve mezkur tartışma bu mecralar üzerinden gerçekleşmektedir. Her neviden fikrin arzı endam ettiği fikir hayatında başat konumda dolaylı veyahut doğrudan pozitivizm vardır.
Kronolojik sırayı atlayarak şunu söyleyelim: Yabancılaşan aydın gâh sosyalizme, gâh Kürtçülüğe, gah liberalizme yönelmiştir. Maksat noktasında ise seküler toplum ve zihniyet inşası tasavvuru sabit kalmıştır. Ayrıcalıklı ailelerden gelen ve iyi tahsil almış ‘beyaz Türkler’ yerlilerin kontrol altında tutulmasını sahip oldukları bürokratik ve askeri güç ile sağlamışlardır. Kendileri günün modasına göre farklı konum alışlara sahip olarak ana ekseni muhafaza etmeye devam ederken, İslam, Osmanlı ve Türk düşmanlığını zinde tutmayı başarmışlardır. Yazar bu hususa da dikkat çekerek üst seçkinlerin Kürtçülüğü dahi kullandıklarını söylemektedir. Ancak Türkçülüğün ne şekilde Müslüman Türk kimliğinin asli hüviyetinin ve dünya görüşünün üstünü örttüğünden bahsetmemektedir. İslamcılık bahsinde farklı yazılarında gerekli tenkitleri dile getiren Mahmut Çetin’in Türkçü kadro ve anlayışa karşı da gerekli çözümlemeyi yapması gerekir. Vicdan sahibi hasbi bir yazardan millilik hesabına talebimiz de bu olsun.
Devam edecek



[1] Mahmut Çetin, Aydın Yabancılaşması (Üstseçkin Heterodoksi), Biyografi Net İletişim ve Yayıncılık, İstanbul, 2009, 3. Baskı, 255 Sayfa.
[2] Erol Güngör, Türk Kültürü ve Milliyetçilik, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 1999, s. 68–78. Bu vesileyle, aydın yabancılaşması meselesini anlama ve kendi değerlerimizi, milli kültürümüzü merkeze alarak bozgun psikolojisinden kurtulma imkânını keşfetme yolunda Erol Güngör’ün emin bir rehber olduğunu zikredelim.
[3] Osmanlı düşünce ve siyaset geleneği ile İbn-i Haldun irtibatı iki cepheli bir görünüm arz eder. Meselenin ilk cephesi Mukaddime müellifinin nazari görüşlerinin Selçuklu dönemi tatbikatlarından beslenmesidir. İbn-i Haldun’un düşünce sistemi ve hedeflediği ideallerinin manzarası adeta Türklerin İslamlaşma serüveni ve Selçuklu dönemi siyaset nizamıdır. (Fatih M. Şeker, Türk Düşüncesinin Teşekkül Devri, Dergah Yayınları, İstanbul, 2013, s. 95-96.) Osmanlı Devleti’nin kendisine takaddüm eden Selçukluların devamı ve temsilcisi olduğu hakikati ilk irtibatın yönünü ve şeklini ortaya koymaktadır. Meselenin ikinci cephesini ise Osmanlı alim ve fikir adamları üzerinde ki İbn_i Haldun tesiri oluşturmaktadır. Ejder Okumuş, Osmanlı düşünürleri için Mukaddime’nin neredeyse olmazsa olmaz bir kitap olduğunu ve 16. yüzyıldan gerileme dönemine doğru yaklaşıldıkça öneminin daha da arttığını söylemektedir. Ejder Okumuş, İbn Haldûn’un Osmanlı Düşüncesine Etkisi, İslam Araştırmaları Dergisi, sayı 15, 2006, s. 143.

[4] Bu görüşün dayanağı Şerif Mardin’in Din ve İdeoloji kitabıdır. Aydın Yabancılaşması kitabında da bu okuma Şerif Mardin’e atıfla temellendirilmiştir 

Kategoriye ait diğer ürünler
Dersaadet diye bir sözlük Detaylar
Önce Vatan Söyleşi Detaylar
AŞİRET: BOĞAZ`DAKİ AŞİRET ÜZERİNE Detaylar
Türk solu tarikatçı çıktı Detaylar
`Boğaz`daki Aşiret`in yazarından yeni kitap Detaylar
Mahmut Çetin’le biyografik sohbet Detaylar
Biyografi farklı bir bilim dalı, ayrı bir disiplindir Detaylar
Boğazdaki Aşiret ve Mahmut Çetin Detaylar
“Ben ne yapabilirim?” sorusunun peşinde bir usta: Mahmut Çetin Detaylar
Boğaz`daki kabileler çatışır mı? Detaylar
Afet Ilgaz`dan `Kart Kurt Sesleri` yorumu Detaylar
Gayri millî kozmopolit sınıfa dikkat! Detaylar
X İLİŞKİLER ve MAHMUT ÇETİN Detaylar
Mahmut Çetin Milat`a konuştu Detaylar
Aydın Yabancılaşması Üzerine Detaylar
Sanayi sitesinde bir biyografi atölyesi Detaylar
Biyografi Kitabı`na İLESAM Ödülü Detaylar
 
Üye Girişi
Email :
Şifre :
   
Üye Ol | Şifremi Unuttum
Alışveriş Sepetim
Sepetiniz boş..
Son Eklenen Ürünler
Arap İhtilali ve Şam MahkemesiHatıralarJeo Enerjik BakışBiyografi Analiz 11Biyografi Analiz 6Biyografi Analiz 2Kültür ve Medeniyetimiz Üzerine DüşüncelerEsrarlı Kılıç Defacto Cezayir Bebek ile Mücahit Bugün de Ölmedim AnneX İLİŞKİLER: KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ`NİN PUTLARIBOĞAZ`DAKİ AŞİRET VE ŞECERE ÇALIŞMASIDersaadet diye bir sözlükÖnce Vatan Söyleşi
Fırsat Ürünleri
Arap İhtilali ve Şam Mahkemesi
Günde Gönderim Bu ürün kampanyada
Piyasa Fiyatı : 15.00 TL
Fiyatı : 9.00 TL
 
Hatıralar
Günde Gönderim Bu ürün kampanyada
Piyasa Fiyatı : 11.00 TL
Fiyatı : 7.00 TL
 
Jeo Enerjik Bakış
Günde Gönderim Bu ürün kampanyada
Piyasa Fiyatı : 30.00 TL
Fiyatı : 20.00 TL
 
Biyografi Analiz 11
Günde Gönderim Bu ürün kampanyada
Piyasa Fiyatı : 15.00 TL
Fiyatı : 14.00 TL
 
Biyografi Analiz 6
Günde Gönderim Bu ürün kampanyada
Piyasa Fiyatı : 15.00 TL
Fiyatı : 14.00 TL
 
Biyografi Analiz 2
Günde Gönderim Bu ürün kampanyada
Piyasa Fiyatı : 15.00 TL
Fiyatı : 14.00 TL
 
Kültür ve Medeniyetimiz Üzerine Düşünceler
Günde Gönderim Bu ürün kampanyada
Piyasa Fiyatı : 12.00 TL
Fiyatı : 8.00 TL
 
Esrarlı Kılıç
Günde Gönderim Bu ürün kampanyada
Piyasa Fiyatı : 10.00 TL
Fiyatı : 7.00 TL
 
Defacto Cezayir
Günde Gönderim Bu ürün kampanyada
Piyasa Fiyatı : 10.00 TL
Fiyatı : 7.00 TL
 
Bebek ile Mücahit
Günde Gönderim Bu ürün kampanyada
Piyasa Fiyatı : 10.00 TL
Fiyatı : 7.00 TL
 
Son Gezdiğiniz Ürünler
Aydın Yabancılaşması Üzerine Bir Tahlil Arayışı: Mahmut Çetin’in Aydın Yabancılaşması Kitabı
Yayınevleri

Güvenlik
Sosyal Medya